Şiirnesli.Net – Şiirin doğru adresi

YOKLUĞUN DÖKÜLÜYOR MISRALARIMA USULCA

Filed under: Neslihan Güneş — admin 23 Mart 2010 @ 02:32

YOKLUĞUN DÖKÜLÜYOR MISRALARIMA USULCA

Şairler bir bir mısralarını döküyor yanlızlığımın üzerine.

Sensizlik peşime düştüğünden beri, bıraktım ben kendimi…

Mevsimsizmidir bu  AŞK… ben hep üşüyorum senli beklemelere.   

Öylece, suskun gecelere amanet ediyorum kendimi.

Yitik bir aşkı arıyorum,şiirlerin içinde…

Bir şiirin içinde bulup çıkarmak istiyorum seni.

Olmuyor,yapamıyorum yokluğun dökülüyor mısralarıma usulca….

Neslihan Güneş

SUSKİ

Filed under: Neslihan Güneş — admin @ 02:31

SUSKİ

Suski gecenin içinde sır gibi kalsın aşk!

Bilinmesin, senden yana yaralarım.

Özlemlere adını vermesin zaman.

Gidişin asılmasın boynuma.

Sensizlik ilmek ilmek boğmasın beni…

Yedi verenler gibi yokluğun, boy vermesin bende.

Suski feragat etsin yokluğun benden…

Hüzünler adını vermesin seni sevmelerime.

Suski sen değil, ben diye bilsin bu aşk gideni …

Neslihan Güneş

NE ZAMAN

Filed under: Neslihan Güneş — admin @ 02:29

NE ZAMAN

Ne zaman unuttum ben  kendimi…

Gözyaşlarım yanlızğıda almış heybesine,

gidiyor bir bilinmezliğe.

Umutları tükenmiş , suskun  bir yarın var ellerimde

yaşanmayı bekleyen…  

İsyankar bir dün var peşimde,

bırakmayan yakamı, sensizliği sürüklüyen peşim sıra.

Ne zaman terk ettim ben kendimi bu bilinmezliğin diyarına…

Ne zaman sarılmaz yaralarım oldu

Senden yana, Sensizlikten yana…

Ne zaman rehin bıktım yaşamayı , beklemelerin durağına

 Ne zaman unuttum ben kendimi ,sensizliğin diyarında…

Neslihan Güneş

Aşk Dün Gibi Kollarımdaydı….

Filed under: İsimsiz Şairler — admin @ 02:10

Aşk Dün Gibi Kollarımdaydı…. 

 Her kelimesi aşk kokan yorgun bir gecenin

Karanlığına gülümsedi anılarım..

Ayışığı gezindi odamın kuytularında,

Bir sır süzüldü içeri

Gençliğimin ilk zamanlarından kalma…

Şiirlerim geldi aklıma,

Yıldızları tuttuğumu hatırladım

Gökyüzünden birer birer..

ve gidişini…

Senden öğrendiğim en güzel şeyi hiç unutmadım

Ayrılığın ardından ağlamamayı..

Pembe şafaklar bekleyen penceremde

Yeminleri var özlemlerin….

Susmayı öğrendim artık,

Bir koca şehir susar sana

Birde ben…

Ne sımsıcak ellerin var avuçlarımı okşayacak

Nede gözyaşlarımı silen dudakların..

Ama hep bir umut var içimde

Sebepsiz gülüşlerimi aydınlatan..

Saçlarımda ki nefesin…

Mahsun bir yağmur yağıyor

seni beklediğim sokağa,

Içime düşüyor damlalar..

Cebimde çalınmış gökkuşakları,

Gökyüzünü arıyor usulca..

Seyircisiz ve ıslak

Sonbahar yaşıyor yüreğim…

Eskisi gibi toprak kokusu yok yağmurlarda…

Gidişinin ardından

Güneşi yasaklıyorum, birde maviyi..

Artık masum değilim

umutlarımı kesti ellerim…

Hiç unutmadım son dansın gözyaşlarını,

Hergün tazeledim yokluğunu…

Gözlerime hüznü,

dudaklarıma susmayı öğrettim..

sağanak bir sevda da

ıslanmamayı öğrendi yüreğim..

yağmurlu öyküler yok artık..

vazgeçmek ise imkansız bekleme ihtimallerinde..

Ne elvedayı yazdı kalemim

Nede sensizliğin üşümüşlüğünü..

Bir masal saydım yaşanmamış yılları..

Bunun için gülümsedim sadece..

Beni tek mutlu kılan

Hala okumaya kıyamadığım mektupların…

Zeynep Nilgün Gökçeöz

Ayrılık Tek Kişilik

Filed under: İsimsiz Şairler — admin @ 02:02

Ayrılık Tek Kişilik 

 Uyandığımda

Gökyüzü gözlerini kaçırıyordu benden..

Güneş bulutların ardında saklı..

Gözlerini arıyorum…yok..

Yağmurlara karışmış..

Sığınaklarım ise çaresiz…

Saklayamıyor vedanın sağanaklarını…

Birşey söyleme…sus..

Söz de verme

sabaha düşen güneşin ışıklarına

Gidersen eğer

Silme gökkuşağımın renklerini..

Sıradan olmalı gidişin..

Dönecekmiş gibi…

Kirpiklerinin gölgesinde

beklerim ben…..

Şimdi

Tek başıma yürüyorum dolunaya..

Bitirilmemiş şarkılarım,

Masallarım var …

Muradına ermemiş daha..

Yas tutmayı bekleyen

Dokunuşlarım var…

Ve tükenmeyen sözlerim…

Yoksa

nasıl anlatırım bu şehire

yokluğunun mühürlenen özlemini…

Bak..çağırıyor gece…

hazan düşmüş gözlerinle…

bir bir sönüyor yıldızlar….

biliyorum gideceksin

gecenin yaralarını sarmadan….

Haykırışlarım nafile…

gitme demeyeceğim…

bile bile ellerimin üşüyeceğini

dokunacağım ayrılığa…

son kez

bir tek şey isteyeceğim senden..

Sessizce giderken

düşlerimi bana bırak…

Zeynep Nilgün Gökçeöz

Bağışla

Filed under: İsimsiz Şairler — admin @ 01:58

Bağışla 

 Bağışla beni…

Güneşi tutacaktım senin için

tutamadım….

Ellerime

Göğsümde uyuttuğum sensizliğin

özlemi sinmiş…

Avuçlarıma ise

Ihanetin ilk ışıkları…

Bağışla beni

Yeryüzünün güneşi…

Tükenmek istemiyorum

Dokunduğum düşlerin darağacında..

Bırak

Hüzün okusun kaderimi..

Çırpmıyor artık umut kanatlarını..

Öldüğünü söylüyor

Gökkuşağı yüreğim…

Bağışla beni…

Dağlar kuracaktım sevda kokulu

Kuramadım…

Ayazlarda yattı yüreğim…

Yosma bir rüzgar girdi koynuma..

ve ağladı alacakaranlığım…

Söndür artık güneşi..

Bırak üşüyeyim…

Vazgeçtim

gözlerine düşen cemreyi tutmaktan..

beni bağışla…

Zeynep Nilgün Gökçeöz

Baharı Öpeceğim

Filed under: İsimsiz Şairler — admin @ 01:53

Baharı Öpeceğim 

 Bu sabah

Güneşin kollarında uyandım,

Sıcaklığı sarmıştı bedenimi,

Tadını çıkardım, iyice sokuldum

Hissetmek için onu.

Yedi rengini aldım

Kattım mısralarımın içine,

Güneş doğarken dağlarıma

Ben dağları öptüm,

Dağlar beni,

Sen yediveren gül gibi

Yüreğimin içinde,

Bin yıllık hasretimle

Yavaşça öptüm baharı.

Bu sabah

Çiçeklerin kokusuyla uyandım,

Hepsi avuçlarımdaydı,

Masumiyetti benim gözümde,

Mutluluğun simgesiydiler,

Her ruhun köşesinde

Bulunur tomurcuğu,

Tek istedikleri

Gönülden sevilmektir,

Mutlu ellerde

Bahar gibi öpülmektir.

Bu sabah

Kulaklarımda bir şarkıyla uyandım,

Kuşları uçurdum parmaklarımın arasından,

Yüreğimi yüreğine bıraktım,

Bir tebessüm kondurdum bahçeme,

Gülümseyen her sabah için

Bir dilek tuttum,

Tüm yeşillerin resmini çizdim,

Yarınları mavilere sakladım

Ve güzelliklere yolladım,

Saçlarımda rüzgar,

Avuçlarımda mazi,

Bedenimi sararken akşamın kolları,

Yavaşça sarılıp öpeceğim baharı..

Zeynep Nilgün Gökçeöz

Hayal

Filed under: İsimsiz Şairler — admin @ 01:46

Hayal 

 Unutmak şimdi seni,

Yaşanılamayan her şeyi unutmak

Ve gözlerini bulmak yokluğunda,

Yalnız onunla yaşamak,

Bir çiçeğe onunla bakmak

Bir ölüye, bir diriye,

Yaşayamadığım ama inandığım her şeye

Seni ortak edebilmek acılarıma

Sonra bulmak seni hiç ummadığım bir anda

–Lakin yaşanılması imkansız ve uzak bir hayalsin şimdi–

İmkansızı yaşayabilmek seninle ah ne kadar zor

Ne kadar zor artık çok geç diyebilmek..

Yokluğunda kendimle savaşıyorum şimdi

Dışarıda gürül gürül bir dünya

Her şey var –yokluğun hariç–

Kırlarda çiçekler, penceremde rüzgar,

Gönlümde kuş ölüleri,

Boyacı çocukların kirpik uçlarına düşen yağmur taneleri,

Bu hangi tanrının gözyaşları bilmiyorum.

Unutmak istiyorum seni

Her şeyi atıp bir kenara unutmak şimdi seni

Toprağa karışmak

Bir ölüye rastlamak, sonra bir diriye,

Sonra yeni bir aşkın köklerie tutunmak,

Ve güneşi tekrar çekebilmek iliklerime

“Yeni bir başlangıç için”

Seni kaybetiğim yerde bulabilmek için,

–Lakin yaşanılması imkansız ve uzak bir hayalsin şimdi–

Ey sevgili!!!

Bülent Söyük

Çocukluğumun Ağlayan Ağrı

Filed under: İsimsiz Şairler — admin @ 01:02

Çocukluğumun Ağlayan Ağrı 

çocukluğumun tandır ekmeği kokulu yılları gelir aklıma bazen

yüreği aç çocukluk düşlerim

ve altı cana bakan babamın ayaz vurmuş, yanmış elleri

babam terziydi ki yüreğindeki sökükleri hiç dikmedi, dikemedi

ve Ağrı’ya kar ile karışık yoksulluk yağardı o dönemlerde

annemin tandır ateşinde kaybettiği umutları ve kederleri vardı gözyaşlarında gizlediği

sabah olunca ayaz uyanırdı avuçlarımızda

Ağrı’ya tezek kokuları sinerdi

çocukluğumun sokakları çamurlarla kaplıydı

toprak sıvalı damlar

ve tilkiler -en az arkadaşlarım kadar- açtı

murat suyu buz bağlardı kışın

ben ve arkadaşlarım -lastik ayakkabılı patenciler-

umuda kayardık, bir küçücük mutluluğa

kolları kısa, yamalı önlüğüm

gazete kağıtlarıyla ciltlenmiş defterlerim

ve azığımda hep dünden kalma bir yumurta vardı

zamanın dışındaydım belkide

ben ve sınırsız düşlerim

çocukluk yıllarım böylece geçip gitti işte

ağlayan Ağrı ise hala susmadı içimde…..

Bülent Söyük

OLMADI BÖYLE YAR…

Filed under: Neslihan Güneş — admin 03 Mart 2010 @ 23:21

OLMADI BÖYLE YAR…

Bilinmedik bir gecede buldum yokluğunu.

 Kanadı kırık bir kuş gibi, penceremde sabahladı hüzün.

Zaman sürükledi acıları peşim sıra…

 Sürgün gittim ben, umutsuz beklemelerin diyarına.

Oysaki, ne umutlar biriktirmiştim ben…

Acıların koynunda saklayarak. Olmadı böyle yar…

 Unutmuşken yaşamayı, bilinmedik bir gecede buldum kendimi… sensizliği yaşarken.

Neslihan GÜNEŞ

Bir Sonraki Sayfaya Geciniz >>>