Şiirnesli.Net – Şiirin doğru adresi

ONU BİR GÜN GÖRMEDİM

Filed under: Faruk Nafiz ÇAMLIBEL — admin 12 Kasım 2008 @ 12:55

ONU BİR GÜN GÖRMEDİM           

 

Yüzüme sert çizgiler çekti senin adını,

Hasret saatlerini saydı saçımda aklar.

Senin ağzından çıkan bir cümlenin tadını

Ne bugün içki verdi, ne bu gece dudaklar!

Sorma, nasıl yollarda tutunabildiğimi,

Nasıl siyah rüzgara yaşımı sildiğimi…

Görür görmez kapında yere devrildiğimi

Ürperdi bir tekinsiz kedi gibi sokaklar.

Gece muzlim şeklini bana çizmese perde,

Sesin bir sırça gibi kırılmazsa içerde,

Beni bugün serilmiş görenler orta yerde

Yarın da bir çukurun içinde bulacaklar…

 Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

 

 

 

KIŞ BAHÇELERİ

Filed under: Faruk Nafiz ÇAMLIBEL — admin @ 12:55

KIŞ BAHÇELERİ      

Dinmiş denizin şarkısı, rüzgar uyumakta,

Rıhtım boyu sonsuz bir üzüntüyle karaltı

Körfez düşünür, Kanlıca mahzundur uzakta,

Mazi gibi sislenmiş Emirgan Çınaraltı.

Can verdi kışın sunduğu taslarla zehirden

Her gonca kızıl bir gül açarken yolumuzda,

Üstündeki son dallar ağarmış diye birden

Pas tuttu nihayet suların rengi havuzda.

Yerlerde gezen hatıralar var korulukta;

Yapraklar, atılmış nice mektuplara eştir.

Mehtaba çalan sapsarı benziyle ufukta,

Binlerce dalın verdiği tek meyva güneştir.

İçlenme tabiattaki yekpare kederden,

Yas tutma dağılmış diye kuşlarla çiçekler.

Onlar dönecektir yine gittikleri yerden,

Onlarla giden günlerimiz dönmeyecektir.

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

 

GENÇLİK

Filed under: Faruk Nafiz ÇAMLIBEL — admin @ 12:54

GENÇLİK      

 

 Anlattı erenler: Bir bahar değil,

Aşkın ömründe bin bahar varmış.

Hicranla ağaran bu saçlar değil,

Sevgisiz kalan kalbi ihtiyarlarmış…

Sorardım sırrını hiç düşünmeden:

‘Bu fani gönlümün sevinci neden?’

Beni günden güne meğer genç eden

Daima değişen maceralarmış!

Gönlümde kovalar eskiden beri

Sarışın kumralı, kumral esmeri.

Dolmadan boşalmaz birinin yeri.

Gönlümde, anladım, her dem baharmış.

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

 

ALÇIDAN HEYKEL

Filed under: Faruk Nafiz ÇAMLIBEL — admin @ 12:53

ALÇIDAN HEYKEL

 

 Tanıştığım günden beri enginle

Bir taşın üstünde hayale daldım.

Bulacaksın koymuş gibi elinle,

Ben nerde doğmuşsam o yerde kaldım.

Kimi esti başucumdan yel gibi,

Kimi sızdı bir toprağa sel gibi…

Yalnız ben, alçıdan bir heykel gibi

Sonsuzluğu dinlemekten tat aldım.

Ses topladım, renk topladım derinden,

Geniş his ve hayal bahçelerinden…

Fakat artık en görünmez yerinden,

Yaralanmış bir kap gibi boşaldım.

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

FİRARİ

Filed under: Faruk Nafiz ÇAMLIBEL — admin 31 Ekim 2008 @ 10:37

FİRARİ

 

Sana çirkin dediler,düşmanı oldum güzelin;

Sana kafir dediler, diş biledim hakka bile

Topladın saçtığı altınları yüzlerce elin,

Kahpelendin de garez bağladım ahlaka bile

Sana çirkin demedim ben sana kafir demedim

Bence, dinin gibi küfrün de mukaddesti senin

Yaşadın beş sene kalbimde ,misafir demedim

Bu firar aklına nerden ne zaman esti senin

Zülfünün yay gibi kuvvetli çelik tellerine

Takılan gönlüm asırlarca peşinde gidecek

Sen bir ahu gibi dağdan dağa kaçsan da yine

Aşkım seni canavarlar gibi takip edecek

 

  Faruk Nafiz ÇAMLIBEL