Şiirnesli.Net – Şiirin doğru adresi

AŞK: ÖLÜM KADAR MASUM DEĞİL! !

Filed under: Müsade Özdemir — admin 11 Ekim 2008 @ 16:34

AŞK: ÖLÜM KADAR MASUM DEĞİL! !

 

Eskir Bir Sevdanın Gözyaşları Masalda

Dökülmüş Anka Kuşunun Kanatlarına

 

Bir Kıvılcım

Bir Uzun Ateş

Ayağında Çöl Tuzu, Yan Yan Bitmiyor

 

Ektiği Tarlada, Hasretin Tohumlarıyla

Bir Kız Hasadını Topluyor

Denizci Sevgilisine, Yıllar Önce Ölen

 

Mezarının Üstünde Otlar

Soluk Ay Işığında Ayrılık Türküleri Söylüyor

Kulak Kesildi Gecenin Dorukları

 

Bir Bıçak Düştü

Çığlık Sessizliğine, Yüreği Al’a Kesti

Bir Fesleğen Öldü, Sardunya Sararıp Düştü

Hiç Kimse Duymadı Yakarışını

Kırıldı Kanatları, Bir Serçe Köze Düştü

Yüreği Delip Geçti, Kınından Çıkan Hasret

 

Talanlara Kurulan Saat, Ateşten Bir Taçla

Kondu Kuşlar Gibi Zamanın Akışına

Durup Durup Çatladı Kabuk

Kanadı Yara

 

Hüzün Perdelerini Çekti Gözlerin Penceresi

Ektiği Tarlada, Hasretin Tohumlarıyla

Bir Kız Hasadını Topladı

 

Sırtında Sürgün Geçmişi, Köz Tutar Gibi Tuttu

Geldi Yangınların Rahminden, Denize Ateş Düşüren

Suyun Alazıyla Ovdu Ellerini

Ne Ay Işığı Vardı Gecede, Ne Kendine Acıma

Adanış Hazırdı Yalnızca

Çözdü Yüreğinin Palamarını

Döktü Küllerini

Gözlerini Kapattılar, Yüzünü Örttüler Ak Köpüklerle

Hiç Kimse Duymadı Küllerin İniltisini

 

Biraz Düş, Biraz Gerçek, Hayat Yalan Söyledi

 

Müsade Özdemir

BİNLERCE CESET GÖRDÜM…

Filed under: Müsade Özdemir — admin @ 16:33

BİNLERCE CESET GÖRDÜM…

 

Çıkmazı Gösteriyordu Tüm İşaretler

Gidenleri Gördüm

Gidenlerin Ardından Soluk Yüzüyle Kalanları

Ağır Bir Tehdit Altında Ezilmiş Gibiydiler

 

Sönmüş Yaşam Kıvılcımı, Her Biri Bir İskelet

Kan Dondurucu Bir Serinlikte

Yabancısı Oldum Sokakların, Evlerin Eşyaların

Yabancısı Oldum Kırk Yıllık Ahbapların

 

Yürekler Kış Mevsiminde, Karanlık İçinde

Dipsiz Bir İniş

Gecekonduları Gördüm, Kenar Mahalleleri

Lağım Ağızları, Mahzen Delikleri, Sızlattı Burnumun Direğini

Her Yerde Korkunç Bir Yıkım

Bir Yalan Dolan Uçsuz Bucaksız Evren

Bir Talan

 

Uykularında Çığlık Atanları Gördüm, Kurşuna Dizilenleri

Daracık Kafesine Çoktan Alışmış, Kanatsız Gazileri

Abanmışlar Yaraları Üstüne

Anneleri Nefes Nefese, Alnında Terleri

Ciğeri Cayır Cayır Yananları Gördüm

Eriyenleri

 

Köşe Başlarında İhtiyarları, Avuç Açan Sıska Elleri

Çukura Girmiş Gözleri, Dişsiz Ağızları, Ak Saçları

Yaprakları Dökülmüş Kış Ağaçları Gibi

Yokluğa Terk Edilenleri Gördüm

Utandım

Sendeleye Sendeleye Yol Aldım

 

Muştusuna Ermiş Ateşli Kutlamalarda

Şıklıkla Perdelemiş Bayağılığını

Cadde Boyunca Lüks Arabalar Dans Ediyordu

Yosmalar Ardsız Arasız

Çamura Saplananlar Göz Kamaştırıyordu

 

Karanlığa Açılan Kapılardan Maddiyata Koşanları

Cüzzama Yakalananları Gördüm, Nefsi Uğruna

Güçlüler Güçsüzleri Çiğnemekteydi

İhanet Yığını

Melanet Yığını

Bir Çığ Gibi Hiç Durmadan Büyümekteydi

 

Ufku Kapkara Bir Bulutla Örtülü

Cılız Sesleriyle, Tir-Tir Titreyenleri

Açlık Ve Acı Uğruna Boyun Eğenleri

Sokak Çocuklarını Gördüm, Çığ Altında Kalanlarını

 

Gördüm Yetmiş İki Milleti

Cübbeyle Maskelenmiş Sahte Dinciler

Ağzında Dua, İçinde Fitnelikler Gördüm

Yürüdüm Bu Kokuşmuş Kentin Sokaklarında

Sözde Sosyalist, İcraatta Faşistler Gördüm

 

Tüm İşaretler Tükenen İnsanlığı Gösteriyordu

Havada Başıboş Pis Kokular

İçinde Ölmüşleri Saklıyordu

 

Yürüdüm – Yürüdüm – Yürüdüm

Bir Değil

Binlerce Ceset Gördüm

 

Müsade Özdemir

ADINI SEN KOY

Filed under: Müsade Özdemir — admin @ 16:30

 

 ADINI SEN KOY

Bir Yaz Sıcağının Tenime Dokunuşu
Yaralı Yüreğim Kadar Yakar Mı?
Bulutun Yağmura Kara Sevdası,
Gözlerimdeki Sevda Kadar Akar Mı?
Her Dem Hasretindeyim
Bu Yürek, Candan Gitmek Üzere.Hep…Dağlar Kadar Özlemini Büyüttüm
İçimi Kavuran Titreyiştin Sen
Şimdi Yüreğim Çorak Benim
Hiçbir Göz Anlatamaz
Sustu Sırılsıklam Gülüşlerim
Sustum Göğsümü Kanatarak
Gizledim O Kederli Siluetini
Artık Kapanmaz Yaramsın Sen
Bu Can, Canımdan Bitmek Üzere

O Dumanlı Duruşların
Simsiyah Bir Ufukla Ömrüme Düştü
Susturdum Yetim Çığlıklarımı
İçimde Bitmeyen Korkuya Dönüştü
Şimdi…Seni Sadece Sayıklayacağım
Yazık…Kıramadım Hasret Servilerini
Artık Seni, Kara Saplı Bir Ok Gibi
Yüreğime Saplayacağım
Kalbimi Yerinden Sökmek Üzere

Yüreğim….Kanayan Bir Yaz Gecesi
Düşlerim… Yarım Kalmış Bir Yaz Fırtınası
Kapanmışım Terkisine Simsiyah
Susarsa Yüreğim Susar
Parçalanır Olanca Öcüyle
Siz Dinleyin
Bu Yeryüzü, Bu Gökyüzü, Hoyrat Yıldızlar
Bu Gürültüler, Bu Yankılar, Bu Arya
Bu Benim Son Kanamam
Gün, Bensiz Yüreklere Doğmak Üzere

Bu Halime Aşina Değilim,
Her An’ıma Bin Dirayet,
Oysa Kifayetsizim,
Yüzümde Renk Sustu,
Dudaklarımda Ses,
Dilimde Kıyametin Gizli Harfleri,
Ömrüm Ahrete  Gitmek Üzere.

 

 

Müsade Özdemir

GECE YOKUŞLARI

Filed under: Müsade Özdemir — admin @ 16:23

GECE YOKUŞLARI

 

Umutlarıma Vurduğum Zincirlerdir

Gecenin Dik Yokuşlarında Beni Dibe Çeken

 

Görünür Hüznün Silueti Gecenin Yırtmacında

Kudurur Titrek Dilimin Sessiz Çığlıkları

Delerek Uykuları Vedalaşır Sevişen Kirpiklerim

Dalar Uykuya Şafaklar Buzdan Döşeklerde

 

O Görkemli İnadıyla Şafak Terkisinde

Gizlenir Buluta Dolunay, Olanca Öcüyle

O Çıkmaz Sokaklı Yokuşlarda

İnerken Kara Zindanlar Gecenin Sahanlığına

Dokunmalarıyla Boşalıveren O Gürültü

Dökülür Ölüm Kılığında

 

İşte O An…

Göğün Karasularında Şafağın Boğulduğu Andır

Açılır Taze Mezarlar Gecenin Yamaçlarına

Orada Düşlerimin Çaresizliği Yatmakta

Daralan Soluğumun Ardından

Orada Tükenmiş Ömrüm Nakışlanmakta

 

Belki Yıkılacak Bu Yokuş

Gece Dayayacak Şakağını Pusatlara

Dökülecek Öpüşmelerimiz Tenimize

Dökülecek Yorgunluğumuz

Belki Son Bir Adımda

 

Oysa Geçiyor Düşlerin El Vermeden

Sendin Gırtlağımdaki Öfkeli Yudumum

Sendin Şarap Rengi Şafaklarda

O Sarhoş Sabahların Soluk Başlangıçları

Aksak Adımlarımın Tozundan

Sendin Gözlerimdeki Buğuluk

 

Gecenin Alaca Yokuşlarında

Ellerin Ellerime Değince

Salınıvereceğim Saçlarından Aşağıya

Dolanıp Gerdanına, Yedi Kat Yüzüne Yüz Sürüp

Bir Ateş Bırakarak Ellerine

O Gün Soğuk Tenini Öperek Öleceğim

Dağılacağım Gece Yokuşlarına

 

Müsade Özdemir

ZAMAN GİTME ZAMANI…!

Filed under: Müsade Özdemir — admin @ 16:20

ZAMAN GİTME ZAMANI…!

 

Sen Nesin Ki Böylesine Kutsal

Nasıl Yakalanabilirsin Mutluluk

Nerdesin

Yaralanınca Yürekler

Acıyınca Eller

 

Çok Oldu Üstümüzü Saralı

Yüksek Tepelerden

Kan Rengi Gölgeler

 

Sahi…!

Sen Neden Zamansız Gittin

 

Duyuramadık Yüreğimizdeki Yangını

Her Gece Yalnızlık Uğrak Yerimizdi

Yandık Söndük,

Bir Daha,

Bir Daha

Adımların Kulaçladığı Küllerimizdi

 

Ne Çok Sırlarımız Vardı Yuttuk

Bir Mağrur Suskunluğun Kıyısına

Yağınca Sapsarı Yağmurlar

Mil Çekti Gözlerine Sevdalar

Karıştık Gökyüzünün Uğultusuna

Vuslatı Unuttuk

 

Huzurdu Aradığımız

Bir Kuşluk Vakti Medcezirlerde

Hasreti Nasır Tuttu Yüreklerimizin

Ellerimizde Zincir

Ayaklarımızda Pranga Daldık Uykuya

Ömrün Yaralı Yatağında

Gidiyoruz İşte

 

Nedensiz Hayatımızın Yok Karşılığı

Ne Kaldı Ki Alacak

Kapanınca Kapılar

Orada Bir Yalnızlığın

Bir De Sessizliğin Çanları Çalacak

 

Zaman Mutluluğun Ötelerinde

Sahte Düşlerde

Sahte Gülüşlerde

Zaman Gitme…

Zaman Kahretme Zamanıdır

Umutlarda Döndü Mühürlü Kapılardan

Bizden Bir Söz Kaldı Geriye

Elveda

 Müsade Özdemir