Şiirnesli.Net – Şiirin doğru adresi

ÖZLENİRSİN SEVGİLİM

Filed under: AHMET ADA — admin 16 Eylül 2008 @ 18:03

 

ÖZLENİRSİN SEVGİLİM

 

 

Ne kaldı, ne kaldı son güzden geriye

Sevgilim, beklemesini bilenim benim

Kar yağdı kirpiklerine

Kar sesi kuşattı çevremizi

Umutlar gibi birikti kar

Özlemler gibi birikti

Biliyor musun acılardan örülü

Sözcükler kaldı aramızda

Acıları tersyüz ettik

Yenildik, evet düpedüz yenildik

İçimize bıraktık kar sesini

Yeni bir ezgi üretecek olan

Çığlıklardan, kurumuş gözyaşlarından

 

Biliyor musun gülün kokması gecikecek

Bir kuş sesi gömleğine işlenecek

Çok eski bir gökyüzüyle birlikte

Orda burda söylenecek

Huma kuşunun göğsünde dinlendiği

Üşümüş, yorgun ama umutsuz değil

 

Canımın yongası, sevgilim, bir tanem

Ne kaldı, ne kaldı geriye acılardan

Eski alınteri, aşksız kaldı birçokları

Çocuklar kutup mavisi ağladı

Kimse artık hüzünleri anlatmasın

Ne vakti, ne yeri, ne bir anlamı kaldı

 

Güzelim, bir tanem, canımın yongası

Bir karanfilin suya eğilimi gibisin

Öylesin, özlenirsin, gel artık kar yağdı

Bize paylaşacak aldanmalar kaldı

 AHMET ADA

HEP SENİ SEVDİM

Filed under: AHMET ADA — admin @ 18:02

 

HEP SENİ SEVDİM

 

 

Hep seni sevdim

Yaz kendini anlatırken yaprak yaprak

Günler ne çabuk akıp geçti sevgilim

Yüzyıllar geçti sanki aradan

Yollar yollar boyunca yan yana

Hangi yokuşu çıktıysam seninle

Kuşlar uçuştular saçlarından

 

Hep seni sevdim, silinmez izi

Sevimli şaşkınlıklarımın o yazdan

 

Kır kahveleri kuş sürüleri sonra

Konuşmadan oturduğumuz masa iskemle

Demli çay, demli çayın buğusu

O yaz daha mutluydu seninle

 

Senin mavi miydi ya kalbinin sesi

Bir saat gibi işlerken kendiliğinden

Yine buluştu gözlerimiz sevgiler üreten

O yaz seni ne çok sevdiğimi

Öğrendim bir akarsuyun sessizliğinden

 

Bulutlardan bulutlara çıkardım o yaz

Çiçekler suladım her günbatımı

Çocuklarla konuştum hüznü unutturan

Yalansız hilesiz sevdim seni

Çiçekler çocuklar ezgiler içinde

 

AHMET ADA

CESARET

Filed under: AHMET ADA — admin @ 18:01

 

 CESARET

 

 

Bir parça kar beyazı bulut mu

Gök mavisi mendil mi anısı olan

Savaktan akan serin sular mı

Git getir usulca yarana sar

Eksilmesin başucundan memleket

 

Kuşattı mı bütün yolları harami

Can yoldaşı orman uzak mı

Kuşların çığlığına uyarak yürü

Omuzlarına güneş vurmuş olmalı

Bin nazla büyüyen özlediğin güle

 

Faytonlar sürdün körüklü fenerli

Koşum takımları pırıl pırıl doru atlar

Nice gelinler götürdün al duvaklı

Baş çekip diz vurarak halayda

Gün oldu erittin kederli havaları

 

Komadılar ama seni uçarı yürek

Değmedi körpe fidan bir ele elin

Arpa ekmeğine değdiği kadar

Henüz onsekizinde yirmisinde

Gül ömrünü yangınlara saldılar

 

Bu usul yürek loncaya yazılmalı

Çünkü dem tutmaya başladı çığlık

Ve ayrılığın köze döndürdüğü sevda

Öyle yalın öyle hırçın ki göğsünde

Götürebilir seni güneşli yollara

AHMET ADA

ACIYLA AKRAN

Filed under: AHMET ADA — admin @ 18:01

 ACIYLA AKRAN

 

 

Bur da mayalanan aşkın yedeğinde

Gün vurdu mu yüzünü sulara

Bir haber beklerim sevinçli

Ulaşan mermere, taşa, içerdeki dosta

Usulcacık bir türküye girer gibi

Bir haber; kuşların kanadında

 

Bur da taşrada bir esimlik rüzgar

Üşüttü mü gül yaprağını gizlice

Duyarım yüreğimde sessizce

Geri gelmeyecek örselenmiş gençliğimi

 

Bir haber döndürebilir beni

Buğulu mavi bozkır günlerime

Sarınıp yıldızlı gecelere, öyle ki

Çekip gidebilirim ipsiz serseri

Çalımsız bir ıslık tutturarak

Kırık dökük dizelerime benzeyen

 

Bur da ırmağın sesinden başka

Yüreğimi uslandıracak kimse kalmadı

Haber gönder, çık gel, acıyla akranım artık

Ağarabilir usulca göğsümdeki karaltı.

 

AHMET ADA

USULDAN TÜRKÜ

Filed under: AHMET ADA — admin @ 18:00

 

USULDAN TÜRKÜ

 

 

Yürüdüm usuldan bir sonbahar hüznüyle

Çocukların her akşamüstü ayrıldığı yere

Sararan yaprakların savrulduğu yere

Bir türlü buluşamadığımız o lacivert yere

 

Şuramda bir çiçek ordusuydu sevdan

Yürüdüm ağaçlı yoldan bir başıma

Bütün kuşlarını gökyüzüne uçuran

Ağaçlar düş kurmayı unutmuştu çoktan

 

Bir öndeyiş gibi okudum uçurumları

Denizi dağları bozkırı sevgilim

Ne de olsa ben buldum son kuşları

Kuş sürülerinden örülmüş bir kıyıda

 

Ey akşamsefasının tazelenen vakti

Bırakıp bir kitap gibi pencere önünde seni

Yürüdüm usuldan uyanmış yollarda

İçimde serseri ilişkilerin son izi

 

Suçlu bir eylül bozup gitti

Kimsesizliğimi acemiliğimi

Saçlarımı kestiler asi sesimi

Sesim bir suçsuzun sesinde şimdi

 

AHMET ADA