Aşk Dün Gibi Kollarımdaydı….
Aşk Dün Gibi Kollarımdaydı….
Her kelimesi aşk kokan yorgun bir gecenin
Karanlığına gülümsedi anılarım..
Ayışığı gezindi odamın kuytularında,
Bir sır süzüldü içeri
Gençliğimin ilk zamanlarından kalma…
Şiirlerim geldi aklıma,
Yıldızları tuttuğumu hatırladım
Gökyüzünden birer birer..
ve gidişini…
Senden öğrendiğim en güzel şeyi hiç unutmadım
Ayrılığın ardından ağlamamayı..
Pembe şafaklar bekleyen penceremde
Yeminleri var özlemlerin….
Susmayı öğrendim artık,
Bir koca şehir susar sana
Birde ben…
Ne sımsıcak ellerin var avuçlarımı okşayacak
Nede gözyaşlarımı silen dudakların..
Ama hep bir umut var içimde
Sebepsiz gülüşlerimi aydınlatan..
Saçlarımda ki nefesin…
Mahsun bir yağmur yağıyor
seni beklediğim sokağa,
Içime düşüyor damlalar..
Cebimde çalınmış gökkuşakları,
Gökyüzünü arıyor usulca..
Seyircisiz ve ıslak
Sonbahar yaşıyor yüreğim…
Eskisi gibi toprak kokusu yok yağmurlarda…
Gidişinin ardından
Güneşi yasaklıyorum, birde maviyi..
Artık masum değilim
umutlarımı kesti ellerim…
Hiç unutmadım son dansın gözyaşlarını,
Hergün tazeledim yokluğunu…
Gözlerime hüznü,
dudaklarıma susmayı öğrettim..
sağanak bir sevda da
ıslanmamayı öğrendi yüreğim..
yağmurlu öyküler yok artık..
vazgeçmek ise imkansız bekleme ihtimallerinde..
Ne elvedayı yazdı kalemim
Nede sensizliğin üşümüşlüğünü..
Bir masal saydım yaşanmamış yılları..
Bunun için gülümsedim sadece..
Beni tek mutlu kılan
Hala okumaya kıyamadığım mektupların…
Zeynep Nilgün Gökçeöz