Şiirnesli.Net – Şiirin doğru adresi

YAŞADA ÖYLE GİT

Filed under: CAN YÜCEL — admin 04 Ekim 2008 @ 14:08

YAŞADA ÖYLE GİT

Boş ver Be Yaşı Başı!

Gönlün Ne Kadar Şık Sen Ondan Haber Ver?..

Şöyle Atıp Koyu Grileri-Siyahları Sabahtan,

Sarı Bir Kaşkol Atabiliyor Musun Boynuna, Ondan Haber Ver?

Koyma Bir Kenara Yüreğini, Aç Kapılarını,

Gelene Geçene Yol Verme Girsin Diye İçeri Ama

Gömme Başını Toprağa Bir Çift Güzel Göz Uğruna.

Bilirim Yine Yeşerecek Bir Çiçek Bulursun Bir Dalda,

Ama Kaybedecek Kadar Bir Aşk Varsa Avuçlarında,

Bırak Aksın Yollarına.

Yağ Geç, Yık Geç, Kimse İnanmazsa İnanmasın,

Sen İnan Yüreğine,

Hem Ona Geçmezse Kime Geçer Sözün?..

Büyü Büyü…

Bak Ellerin Ayakların Kocaman,

Aklında Maşallah Yerinde,

E Ne Diye Tutarsın Yüreğini Uçmasın Diye

Akıllı Ol, Yüreğin Gelir Peşinden,

Boş ver Yaşı Başı,

Aşk Var Mı Aşk, Sen Ondan Haber Ver?

 

Takılmışsın Yüzündeki Gözündeki Çizgilere.

O Çizgilerin Yüreğine Neler Kazıdığını Düşün,

Atmak Mı İstiyorsun Kendini Bir Dereye Soğuk Bir Kış Günü.

Öl Gitsin…

Parayı Pulu Savurup ,

Bir Balıkçı Köyünde Balık Tutmak Mıdır İstediğin,

Savrul Gitsin…

Boş ver Be Yaşı Başı,

Kim Tutar Seni Kim,

Kendi Yüreğinden Başka Kim?

Aklını Al Da Öyle Git,

İster Bir Duvara, İster Bir Odaya, İster Kıra Bayıra Vur Da Git.

Dert Etme Ellerini, Onlar Da Gelir Seninle Bırakmadıkça Birine.

O Biri De Gelir Gerçekten İstediğin Oysa,

Seveceksen Ve Öleceksen Uğruna…

Yaşa Be, Yaşa Da Öyle Git, Gireceksen Toprağa…

 

Yaş 70e Gelse Bile, Hayat Daha Bitmemiş,

Sen Mi Biteceksin?

Çekeceksen Bile Bayrağı,

Yaşadım Ulan Dibine Kadar, Diyemeyecek Misin?

 

Can YÜCEL

ÖZLEDİM SENİ..

Filed under: CAN YÜCEL — admin 03 Ekim 2008 @ 09:07

ÖZLEDİM SENİ..

Özledim Seni…

Ayrılık Yüreğimi Uyuşturuyor Karıncalandırıyor Nicedir.

Beynimi Uyuşturuyor Özlemin…

Çok Sık Birlikte Olmasak Bile

Benimle Olduğunu Bilmenin

Bunca Zamandır İçimi Isıttığını

Yeni Yeni Anlıyorum

Yokluğun,

Hatırladıkça Yüreğime Saplanan Bir Sizi Olmaktan Çıkıp

Mütemadiyen Bir Boşluğa

Sabahları Seni Okşayarak Başlamaları

Aksamları Her İsi Bir Kenara Koyup

Seninle Baş Başa Konuşmaları Özlüyorum;

Oynaşmalarımızı,

Yürüyüşlerimizi,

Sevimli Haşarılığını,

Çocuksu Küskünlüğünü…

Nasılda Serttin Başkalarına Karşı

Beni Savunurken;

Ve Ne Kadar Yumuşak

Bir Çift Kısık Gözle Kendini

Ellerimin Okşayışına Bırakırken

Gitmeni Asla İstemediğim Halde

Buna Mecbur Olduğunu Görmek

Ve Sana Bunları Söylemeden

‘Git Artık’ Demek

‘Beni Ne Kadar Çabuk Unutursan, O Kadar Çabuk

Kavuşacaksın Mutluluğa’

Demek Sana Nede Zor

Seni Görmemek Ve Belki Yıllar Sonra

Karsılaştığımızda

Bana Bir Yabancı Gibi Bakmanı İstemek Senden…

Yeni Bir Sevdayı Yasakladığım Kalbime Söz Geçirmek….

CAN YÜCEL

BULUŞMAK ÜZERE

Filed under: CAN YÜCEL — admin @ 09:05

BULUŞMAK ÜZERE

Diyelim yağmura tutuldun bir gün

Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek

Öbür yanda güneş kendi keyfinde

Ne de olsa yaz yağmuru

Pırıl pırıl düşüyor damlalar

Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın

Dar attın kendini karşı evin sundurmasına

İşte o evin kapısında bulacaksın beni

Diyelim için çekti bir sabah vakti

Erkenceden denize gireyim dedin

Kulaç attıkça sen

Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan

Ege denizi bu efendi deniz

Seslenmiyor

Derken bi de dibe dalayım diyorsun

İçine doğdu belki de

İşte çil çil koşuşan balıklar

Lapinalar gümüşler var ya

Eylim eylim salınan yosunlar

Onların arasında bulacaksın beni

Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya

Çakmak çakmak gözleri

Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı

Herkes orda sen de ordasın

Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından

Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim

Özgürlüğe mutluluğa doğru

Her işin başında sevgi diyor

Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili

Bi de başını çeviriyorsun ki

Yanında ben varım

CAN YÜCEL

 

 

DEĞİŞİK

Filed under: CAN YÜCEL — admin 14 Eylül 2008 @ 11:11

DEĞİŞİK

 

Başka türlü bir şey benim istediğim

Ne ağaca benzer ne de buluta

Burası gibi değil gideceğim memleket

Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava

Nerde gördüklerim,nerde o beklediğim

Rengi başka, tadı başka

Bir başka yolculuk dalından düşmek yere

Yaşadığından uzun

Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere

Ağacın yüksekliğince

Dalın yüksekliğince rüzgârda

Vardığım çimen yeşilliğince

 

            Can Yücel

 

HER ŞEY SENDE GİZLİ

Filed under: CAN YÜCEL — admin @ 10:56

 

HER ŞEY SENDE GİZLİ

 

Yerin seni çektiği kadar ağırsın

Kanatların çırpındığı kadar hafif..

Kalbinin attığı kadar canlısın

Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…

Sevdiklerin kadar iyisin

Nefret ettiklerin kadar kötü..

Ne renk olursa olsun kaşın gözün

Karşındakinin gördüğüdür rengin..

Yaşadıklarını kâr sayma:

Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

 

Ne kadar yaşarsan yaşa,

Sevdiğin kadardır ömrün..

Gülebildiğin kadar mutlusun

Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin

Sakın bitti sanma her şeyi,

 

Sevdiğin kadar sevileceksin.

Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer

Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın

Bir gün yalan söyleyeceksen eğer

Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.

Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret

Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın

Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın

Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.

Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın

Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.

Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

 

İşte budur hayat!

İşte budur yaşamak, bunu hatırladığın kadar yaşarsın

Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün

Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun

Çiçek sulandığı kadar güzeldir

Kuşlar ötebildiği kadar sevimli

Bebek ağladığı kadar bebektir

Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,

Sevdiğin kadar sevilirsin…

 

           Can Yücel 

BAĞLANMAYACAKSIN

Filed under: CAN YÜCEL — admin 14 Temmuz 2008 @ 08:37

BAĞLANMAYACAKSIN

 

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.

“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.

Demeyeceksin işte.Yaşarsın çünkü.

Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.

Çok sevmeyeceksin mesela.

O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,Senin o’nu sevdiğinden.

Çok sevmezsen, çok acımazsın.

Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.

Çalışğın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini…

Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.

Senin değillermiş gibi davranacaksın.

Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.

Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.

Çok eşyan olmayacak mesela evinde.

Paldır küldür yürüyebileceksin.

İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.

Gökyüzünü sahipleneceksin,

Güneşi, ayı, yıldızları…

Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.”O benim.” diyeceksin.

Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin…

Mesela gökkuşağı senin olacak.

İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.

Mesela turuncuya, yada pembeye

Ya da cennete ait olacaksın.

Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.

Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,

Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.

İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…

 

CAN YÜCELN

 

Boş ver Be Yaşı Başı!

Filed under: CAN YÜCEL — admin @ 08:36

 

 Boş ver Be Yaşı Başı!

 

Gönlün Ne Kadar Şık Sen Ondan Haber Ver?

Şöyle Atıp Koyu Grileri-Siyahları Sabahtan,

Sarı Bir Kaşkol Atabiliyor musun Boynuna, Ondan Haber Ver?

Koyma Bir Kenara Yüreğini, Aç Kapılarını,

Gelene Geçene Yol Verme Girsin Diye İçeri Ama

Gömme Başını Toprağa Bir Çift Güzel Göz Uğruna

Bilirim Yine Yeşerecek Bir Çiçek Bulursun Bir Dalda,

Ama Aklını Kaybedecek Kadar Bir Aşk Varsa Avuçlarında

Bırak Aksın Yollarına

Yağ Geç , Yık Geç, Kimse İnanmazsa İnanmasın

Sen İnan Yüreğine

Hem Ona Geçmezse Kime Geçer Sözün?

Büyü Büyü….

Bak Ellerin Ayakların Kocaman,

Aklında Maşallah Yerinde,

E Ne Diye Tutarsın Yüreğini Uçmasın Diye.

Akıllı Ol, Yüreğin Gelir Peşinden,

Boşver Yaşı Başı,

Aşk Varmı Aşk Sen Ondan Haber Ver?

Takılmışsın Yüzündeki Gözündeki Çizgilere

O Çizgilerin Yüreğine Neler Kazıdığını Düşün

Atmak Mı İstiyorsun Kendini Bir Dereye Soğuk Bir Kış Günü

Öl Gitsin…

Boşver Be Yaşı Başı!

Kim Tutar Seni Kim?

Kendi Yüreğinden Başka Kim?

Aklını Al Da Öyle Git

İster Bir Duvara, İster Bir Odaya, İster Kıra, Bayıra Vur Da Git

Dert Etme Ellerini, Onlarda Gelir Seninle Bırakmadıkça Birine

O Biri De Gelir Gerçekten İstediğin Oysa

Seveceksen Ve Öleceksen Uğruna..

Yaşa Be, Yaşa Da Öyle Git, Gireceksen Toprağa…

Yaş 70′e Gelse Bile Hayat Daha Bitmemiş

Sen Mi Biteceksin?

Çekeceksen Bile Bayrağı

Yaşadım Ulen Dibine Kadar

Diyemicekmisin …

 

 

 

Can Yücel

 

Kim Özlerdi Avuç İçlerinin Kokusunu

Filed under: CAN YÜCEL — admin @ 08:22

Kim Özlerdi Avuç İçlerinin Kokusunu

 

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,

Arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar

Bırakılmasaydı eğer.

 

Dayanılması o kadar da zor değildir,

Büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

 

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,

Yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

 

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,

Çalınan birinin kalbiyse eğer.

 

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,

İnsan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

 

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,

Hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

 

Daha çabuk unutulurdu belki su sızdırmayan sarılmalar,

Kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

 

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,

Öylesine delice bakmasalardı eğer.

 

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı

Belki de,

Kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

 

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece

Sohbetlerinin,

Son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

 

şlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,

Meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır

Yaralamasaydı eğer.

 

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,

Beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

 

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,

Tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

 

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,

Yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

 

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,

Son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

 

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,

Her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

 

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,

Dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

 

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,

Namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

 

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,

Dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

 

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,

Sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

 

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,

Kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

 

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir

Ayrılık gizlendiğine

Belki de, kartvizitinde “onca ayrılığın birinci

Dereceden failidir”

Denmeseydi eğer.

 

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,

İhanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

 

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,

Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle

Avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

 

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.

Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini

Tutmak isterse…

 

Evet Sevgili,

Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim

Uzanmak isterdi ince parmaklarına,

Mazilerinde görkemli bir yaşanmışğa tanıklık

etmiş olmasalardı eğer!!

 

 

Can Yücel

GİTMEK

Filed under: CAN YÜCEL — admin @ 08:20

GİTMEK

 

Bugünlerde herkes gitmek istiyor.

Küçük bir sahil kasabasına,

Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara…

Hayatından memnun olan yok.

Kiminle konuşsam aynı şey…

Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

Öyle “yanına almak istediği üç şey” falan yok.

Bir kendisi.

Bu yeter zaten.

Her şeyi, herkesi götürdün demektir.

Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.

Ama olmuyor.

Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.

Yani her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.

Böyle gidiyoruz işte.

Bir yanımız “kalk gidelim”,

öbür yanımız “otur” diyor.

“Otur” diyen kazanıyor.

O yan kalabalık zira…

İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,

Güvende olma duygusu…

En kötüsü alışkanlık.

Alışkanlığın verdiği rahatlık,

Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.

Kalıyoruz…

Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.

Evlenmeler…

Bir çocuk daha doğurmalar…

Borçlara girmeler…

İşi büyütmeler…

Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.

Misal ben…

Kapıdaki Rex’i bırakıp gidemiyorum.

Değil bu şehirden gitmek,

İki sokak öteye taşınamıyorum.

Alıp götürsem gelmez ki…

Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,

Herkes onu, o herkesi seviyor.

Hangi birimizle gitsin?

“Sırtında yumurta küfesi olmak” diye bir deyim vardır;

Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,

Kendi imalatımız küfeler.

Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.

Ölüm var zira.

Ölüme inat tutunmak lazım,

İnadına kök salmak lazım.

Bari ufak kaçışlar yapabilsek.

Var tabii yapanlar, ama az.

Sadece kaymak tabakası.

Hepimiz kaçabilsek…

Bütçe, zaman, keyif… Denk olsa.

Gün içinde mesela…

Küçücük gitmeler yapabilsek.

Ne mümkün.

Sabah 9, akşam 18

Sonra başka mecburiyetler

Sıkışıp kaldık.

Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli

Bu kadar ağır olmamalı.

Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.

Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.

Ne saçma…

Bahar mıdır bizi bu hale getiren?

Galiba.

Ben her bahar aşık olmam ama

Her bahar gitmek isterim.

Gittiğim olmadı hiç,

Ama olsun… İstemek de güzel.

Can Yücel

ANLADIM

Filed under: CAN YÜCEL — admin 13 Temmuz 2008 @ 18:02

ANLADIM

Bunca zaman bana anlatmaya çalışğını, kendimi bulduğumda anladım.

 

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,Kendi yolumu çizdiğimde anladım.

 

Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat,okuyarak,dinleyerek değil..

Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..

 

Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım…

 

Acı doruğa ulaşğında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,

Neden hiç ağlamadığını anladım..

 

Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,

Gözyaşımı kah kaya çevirdiğinde anladım..

 

Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,

Çok acıttığında anladım..

 

Fakat hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,

Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..

 

Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,

Yüreğini elime koyduğunda anladım..

 

”Sana ihtiyacım var, gel! ” diyebilmekmiş güçlü olmak,

Sana ”git” dediğimde anladım..

 

Biri sana ”git” dediğinde, ”kalmak istiyorum”diyebilmekmiş sevmek,

Git dediklerinde gittiğimde anladım..

 

Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düşğünde zırıl zırıl ağlayan,

Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım…

 

Özür dilemek değil, ”affet beni” diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,

Gerçekten pişman olduğumda anladım..

 

Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,

Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

 

Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,

Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..

 

Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar

Sevmekmiş

CAN YÜCEL

Bir Sonraki Sayfaya Geciniz >>>