Şiirnesli.Net – Şiirin doğru adresi

Vakit Gül Mevsimidir Şimdi

Filed under: Ahmet Altan — admin 14 Temmuz 2008 @ 12:54

Vakit Gül Mevsimidir Şimdi

 

Uzun zamandır yüreğim bir kuytuda

Uzun zamandır suskunluğum sorguda

Kilitlendim karmaşık bir duyguda

Her geçen gün biraz daha eksiliyorum

 

Vakit gül mevsimidir şimdi

Geceler hanımeli kokar

Bütün isyanlar benimdir

Hasretin zincirler kırar

 

Vakit gül mevsimidir şimdi

Gül yapraklarına benzer sabahlar

Yağmurlar zamansız dindi

Yasaklarıma benzer günahlar

 

Ahmet Altan

 

 

Karşı Kıyının Mırıltısı

Filed under: Ahmet Altan — admin @ 08:38

Karşı Kıyının Mırıltısı

Bazı değerlere sahip olamıyorsun

Bazı insanlara asla kavuşamıyorsun

Bazı kitapları okuyamıyor

Bazen de hiç bir şey hissetmeden

Put gibi

Duruyorsun

Yaşamının dondurulmuş

Anlarında

Yapılacak ne kadar çok

Şey ver aslında

Ve

Zincire vurulmuş ayaklar

Koşamıyor hedeflere

Belki de zincirler tamamen

şüncelerde yeşerip

Kök salmış bedende

Dağlara ait olan kartallar

Ovalarda yaşar olmuş

Unutmuşlar kanat açmayı

şerde yaralanırım diye

Karşı kıyının mırıltısı

Kulaklarda

Kaybolmadan yakalamalı

Diğerlerinin sesleri

Bastırmadan onu

Karşı kıyıya geçmek olmalı

Bu müziğin adı

Cennetin var olduğu

Kendi dünyan

Bu kadar uzak mıydı?

Ve bir lüks müydü?

Yaşayabilmek onu

Karşı kıyının mırıltısı

Kulaklarda

Duyuyorum

Ve

Açıyorum kanatlarımı

AHMET Altan

Duracaksın

Filed under: Ahmet Altan — admin 13 Temmuz 2008 @ 17:46

Duracaksın  

 

Acı,

Ağulu dikenler gibi ruhuna dolandığında,

Öfke,

Kızıl bir küheylan gibi koşturduğunda,

Keder,

Yaşlı bir ağaç gibi üstüne yıkıldığında,

Duracaksın,

Durup, gümüş bir su gibi akan sabahın tazeliğine

Bakacaksın,

Sana iki yüz yıl önceden haberler taşıyan

Alaycı kargaların sesini

Dinleyeceksin,

Çiçeklerini koklayıp derin bir soluk

Alacaksın.

 

Ölüm seni kuşattığında, tam o sırada, hayatı

şüneceksin.

Acıyı, öfkeyi, kederi ulu bir gölgeliğe yatıracaksın

Bir zaman, ?dinlenin biraz? Diyeceksin.

 

Bir inci avcısı gibi, ta derinlere dalıp tek tek bütün

İstiridyeleri açarak,

Bir sevinç arayacaksın.

Hayaller kuracaksın.

Hatıralarını bir daha gözden geçireceksin.

Sevdiklerini düşüneceksin ve seni sevenleri.

Özlediklerini düşüneceksin ve seni özleyenleri.

Teninde iz bırakanları ve senin izini taşıyan

Tenleri.

Seni şakalarıyla güldürenleri ve senin şakalarına

Gülenleri.

Sevinçlerini, hayallerini, hatıralarını,

Sevdalarını, sevişmelerini,

Özlemlerini, şakalarını bir bir yerleştireceksin içine,

Hayat denilen mucizenin sana verdiği armağanları

Sıkıca kucaklayacaksın.

 

Ölüm her yandan üstüne saldırıp seni kuşattığında,

Tam da o zaman, hayatı düşüneceksin.

 

Güzel bir haber gelecek belki yarın sabah.

Belki bir mektup alacaksın.

Sana gülümsemesini çok istediğin gülümseyecek belki sana.

Serüvenci gemiciler gibi meçhul denizlerde

Kaybolduğunda,

Tam da o zaman, karanın bir gün görüneceğini düşüneceksin.

Gözcünün ?kara göründü? Diye bağırdığını hayal

Edeceksin.

Kara, hiç görünmese bile,

Hiç olmazsa neyi aradığını ve neyi kaybettiğini

Bileceksin,

Çektiğin onca fırtınanın, varmayı umduğun o umutlu

Hedefle mana kazandığını anlayacaksın.

 

Her şeyini kaybetsen de hayallerini

Kaybetmeyeceksin.

Neyi aradığını hiç unutmayacaksın.

Sevinçleri ne kadar hatırlarsan, acının derinliğini

O kadar kavrayacaksın.

Yaşadığın ve yaşayabileceğin güzel şeyleri ne kadar

Çok düşünürsen

Öfken o kadar keskinleşecek.

Karanlık inerken ışığa daha dikkatli bakacaksın.

Geleceğinle arana, dibinde canavarların dolaşğı

Bir uçurum koyduklarında,

Nasıl biteceğini bilmediğin atlayışını yapmadan önce,

Geçmişine, sevinçlerine, hayallerine yaslanıp güç alacaksın.

 

Sevdiğin bir türküyü mırıldanmaktan hiç vazgeçmeyeceksin.

Bir çiçek iliştireceksin yakana.

Ölüm seni kuşattığında, tam da o zaman, hayatı düşüneceksin.

En azgın, en ihtiraslı sevişmelerini…

En çılgın hayallerini…

En çağıltılı kahkahalarını…

 

Acı,

Ağulu dikenler gibi ruhuna dolandığında,

Öfke,

Kızıl bir küheylan gibi koşturduğunda,

Keder,

Yaşlı bir ağaç gibi üstüne yıkıldığında,

Duracaksın,

Durup gümüş bir su gibi akan sabahın tazeliğine

Bakacaksın,

Sana iki yüz yıl önceden haberler taşıyan alaycı

Kargaların sesini dinleyeceksin,

Çiçeklerini koklayıp derin bir soluk alacaksın.

Ölüm seni kuşattığında, tam o sırada, hayatı

şüneceksin.

 

Ölüm seni kuşattığında, tam o sırada, hayatı

şüneceksin.

Acıyı, öfkeyi, kederi ulu bir gölgeliğe yatıracaksın

Bir zaman,

?Dinlenin biraz? Diyeceksin.

Onları, şefkatle dinlendireceksin.

Çünkü onlara yine ihtiyacın olacak.

 

 

Ahmet Altan

ÖZLEMEK

Filed under: Ahmet Altan — admin @ 16:51

ÖZLEMEK

 

Birden Özleyiveriyorsunuz…

Çoktan Unuttuğunuzu Sandığınız

Ya Da Yalnızca Bir Kere Karşılaşğınız

Ve Özlemek İçin Yeteri Kadar Tanımadığınız Birini

Bir Sabah Çılgınca Özleyerek Uyanıyorsunuz.

 

Rüyalarınız, İçinizdeki O Gizli, Esrarını Ele Vermez Büyücü,

Siz Çarşaflarınızın Arasında,

Bütün Tehlikelerden Uzak,

Güvenle Yattığınızı Sandığınız Bir Anda,

Usulca Ruhunuza Sokulup,

Sizden Habersiz Oralara Yığılmış Cephanelikleri

Birer Birer Ateşleyiveriyor.

İnfilaklarla Sarsılarak Uyanıyorsunuz.

Hayatınızda Olmayan Birini Hayatınıza Almak,

Ona Dokunmak,

Onun Sesini Duymak İçin Kıvranırken Buluveriyorsunuz Kendinizi…

 

Özlemek, O Yakıcı İstek,

Bilinen Her şeyi Ve Önem Sırasını Değiştiriveriyor.

Özlediğiniz İse Çok Uzaklarda…

Yanında Olmasını İstediğiniz Halde

Yanınızda Olmayan Bir Tek Kişi,

Yanınıza Bile Yaklaşmadan,

Hatta Onu Özlediğinizden

Ve Onu İstediğinizden Haberdar Bile Olmadan,

Bütün Hayatı,

Bütün Görüntüleri Eritip

Başka Kılıklara Sokuyor…

 

Ahmet Altan

 

 

BEYHUDE

Filed under: Ahmet Altan — admin @ 16:37

BEYHUDE

 

Yalnızlık bir uçurumsa eğer beni en dipte bulabilirsin.

Gelmek istersen eğer çekinme sen de gelebilirsin.

Nasıl olsa

Bu uçsuz bucaksız gönül tarlalarının sonunda

Hayata küsmüşlerin yeşerttiği

Suya kavuşmuş toprak gibi canlı

Sevgi çiçekleri açan bahçelerden çok var.

Çekinme gel

Burada her yalnıza yer var.

Yalnız,

Sakın buradaki yalnızlara imrenme.

Bütün bu güzelliklerin içinde yaşayan

Yaşıyormuş gibi görünen biz yalnızların ulaşamadığı

Güzellikler çok daha fazla acı veriyor bana

Bakıp da görememek nedir bilir misin?

İsteyip de alamamak, sevip de okşayamamak.

 

Bu yüzden ne olur

Sen yukarıda kal. Fırsat bulursam

Ben sana gelirim.

                                              AHMET ALTAN