Şiirnesli.Net – Şiirin doğru adresi

AYRILIKLAR YÜREK SÖKER

Filed under: Adnan DURMAZ — admin 06 Şubat 2009 @ 12:09

AYRILIKLAR YÜREK SÖKER      

 

Giderim Öksüz Kalırsın

Ararsın Beni Bir Gün

Ağlarsın Bu Hüzün Akşamlarda

 

Bir Deniz Kalır

Keder Kanar Dalgalarda

Yüreği Köpük İçinde

Şarkıları Haşarı

Her Gün Başka Bir Yol Keser

Bu Kentte Gök Akşamları

İmbatı Hicrandan Eser

Bir Başka Hüzzam

Sapsarı

 

Gün Olur

Bir Yaprak Gibi Kurur Yüzüm Zamanda

Aşkyeşil Hâreli Gözlerinden Dökülür

İncecik Bir An Olur Gülüşüne Yağarım

Kuytu Limanın Olurum

Sığınırsın

Dalgınlıklarında

Bakışından Silindikçe Işığım

Benden Bir Şeyler Ölür Sende

Adımı Söylersin Bazan

Duyarım Bir Yerlerde

Ve Kanarsın Issızımda

Ayrılık Bu

Yürek Dağ Olsa Sökülür

Giderim

Ak Bir Lale Gibi

Boynun Öksüz Bükülür

 

Adnan Durmaz

 

GÖZYAŞI İSTASYONU

Filed under: Adnan DURMAZ — admin @ 12:08

GÖZYAŞI İSTASYONU 

 

Şimdi Sen Nereye Gideceksin

Kalbin Yıkılmış Şehirler Gibi

İçinde Depremler Ardı Ardına

Şimdi Sen Nereye Gideceksin

 

Ana Kokusunu Özlercesine

Yolun Yalnızlığa Varır

İki Pınar Gibi Gözlerin

Bütün Göklerinde Yağmur

 

Gözyaşı İstasyonu Bu

Ellerime Dökülsün Yaşların

Sen Beni Sevdin Beni Sevdin

Her Damlanı Kalbimde Saklayayım

 

Ezberledim Artık Bütün Dakikalarını

Gözyaşı İstasyonları Dolu Ömrümün

Her Giden Alıp Gitti Bir Parçamı

Gayri İflah Olmaz Gönlüm

 

 

İpi Kopar Uçurtmanın

Ve Sadakat Nalçaları

Bir Araya Gelmez Tekrar

Kırılmış Aşk Parçaları

 

Buğulu Camlarda Bir El

Şaşkın Öylece Ortada

Ucu Yanmış Bir Hoşçakal

Atılmış Kibrit Çöpüyüm

İçilen Son Sigarada

 

Şaşkın Öylece Ortada

Kalmak Dipsiz Bir Uçurum

Avuçlarda Gözyaşları

Son Ağlayan Ben Olurum

 

Adnan Durmaz

HİCRAN

Filed under: Adnan DURMAZ — admin @ 12:01

HİCRAN       

 

 Ömür Yolculuktu Şehirler Bizden Geçip Gider

Sesler Yüzler Kederler Konuktur Ömre

Bazen Kırık Bir Zeybek Bazen Acemaşiran

Gülüşler Ki Kimisi Eski Bir Şamdan

Yanar Geriye Döndükçe Eskil Yalnızlığından

Düşler Kelebek Kıvamı Ansızın Uçup Gider

Yalnızlık /Biten Aşklardan Kanayan Hicran

Hicran

Yine Hicran

Yine Hicran

 

Dağlar Ki Azrail Görkeminde Amansız Uzanır Göğe

Orada Ömür Biçtik Acının Makasıyla Yoksulluklardan

Kırk Yama Vurduk Her Soluğa Her Biri Gamdan

Bozkırlar Boyunca Ağıtlar Dikildi Ömrümüze

Ağıtlar Ki Bir Ömürden Diğerine Uzanan

Anızlar Gibi Savuran Devrandır

Kader Dedikleri Göç Biçer Can Üzere Can

Muhannet Elinde Av Olmuş Yüreklerde Aşk Ki Ey

Devran Ki Bir Zehirle Kılağılanmış Tırpan

 

Aşka Ateşe Düşercesine Düşmeyi Seçmişiz Bir Yol

Gülün Rengini Kanla Öğrendik Bu Kıraçta

Yollara Düştük

Düş Olduk..Kan İçinde Kalan Bulutlardan

Haber İlettik Bizden Sonraya

Ah Ömür Mü Yalan Aşk Mı

Biz Mi Yalan

 

Esrik Bir İz Kalır Zamana Yaşadım Dediğin Andan

Aşktan Kalır Geriye Bize Ait Olan Ne Varsa

Tut Ki Yar Kokulu Bir Dünya Akşamından

Kimi Zaman Hayat İşte Bir Tek An

Gerisi Yine Hicran

Yine Hicran

Yine Hicran…

 

Adnan Durmaz

SENDEN ÖNCESİ BOŞLUK SENDEN ÖNCESİ HİÇLİK

Filed under: Adnan DURMAZ — admin @ 12:00

SENDEN ÖNCESİ BOŞLUK SENDEN ÖNCESİ HİÇLİK     

 Gidemezdi Bir Daha Başka Yerlere

Senin Irmaklarında Uçan Turaçlar

Oysa Uçurum Uçurumdu Sana Gelişim

Yüreğime Yıldırımdı İnişin

Sevişin Sağnaklarcaydı Güllere

 

Dağ Yıkıldı

Yer Yarıldı

Yandı Bahar Dalları

Umudum Zifiri Gecelere Düştü…

 

Senin Dallarına Değen Rüzgarlar

Gayri Esemezdi Başka Güllerde

Bilemedim Aşkların Katlolduğu Devrandır

Güle Kan Bulaşmış Bir Kere

Yürek Yangınlar Sofrası

Umut Hangi Yalan Ufkun Ardında

Yolumuz Nere Düştü…

 

Bilemedim

Düş Unutmuş Düşleyeni

Ayrılıklar Devranında

Yerle Bir Olmuş Hüzünler

Ben Kime Desem Anlar Şimdi

Senden Öncesi Boşluk

Senden Sonrası Hiçlik

Gülüşüm Kedere Düştü..

 

Adnan Durmaz

VAR GİT SONBAHARLARIN OL

Filed under: Adnan DURMAZ — admin @ 11:58

 VAR GİT SONBAHARIM OL   

 

O Küflü Issızlıklar Boyunca

Gel Yaramı Dağla Benim

Yalnızdık İki Ufkun Uçunda İki Yaprak

Tipili Bir Gecede İki Mezar Taşı Kadar

Bizi Sürgün Düşürdü Aşk

Yaprak Döktük Sen Orada Ben Burada

Var Git Sonbaharım Ol Da Ağla

 

Gonca Gülün Dalı Gibi

Ellerin Vardı Ya Hani

Dokunsan Gül Açacak Sanırdım

Tut Ki Bin Yıl Aradık Bu Mahşeri Issızda

Kanatları Yorgun Düşmüş İki Yaralı Turna

Tut Ki Düştük Bu Kederin Dalına

Bin Yıl Daha Geçse Fark Eder Miydi

Görür Görmez Gözlerinden Tanırdım

 

Bak İşte Hazan Vakti Şimşekler Kırbaç Kırbaç

Nasıl Da Çılgın Gibi Devşiriliyor

Seni Bulutlarca Sevmek İsterdim

Bütün Bilgileri Bir Yana Atıp

Suyun Ve Işığın Evrensel Türküsünde

Yağmurlar Kadar Vahşi

Fırtınalarca Masum

Döve Döve Yalçın Kayalıkları

Deli Sularca Sevmek İsterdim Seni

 

Hani Gülüşlerin Vardı

Bahar Vakti Kuş Sağnağı

Kırlangıcın Kanadına Dokunan Işıklardı

Irmaklar Boyunca Uçan

Sevdalı Turaçlar Gibi

Seni Ben

Bin Dalıyla Sevda Sevda Silkinen

Ulu Ağaçlarca Sevmek İsterdim

 

Kavak Nasıl Aşk Düşürür Buluta

El Uzatır Dokunmaya Yürekten

Yedi Kat Toprakta Suyu Bulur Da

Nasıl Sallar Dallarını Toprağa

Aah Salkım Söğütler Gibi

Sevmek İsterdim Seni

Ve Ardıçlar Gibi Dulda Verip Poyraza

Dost Düşman Ayırtsız Kapısı Açık

Ve Meşeler Gibi Serin

Çınarlar Kadar Ulu

Sana Aşk Düşürdüm İşte

Ve Ağaçlar Gibi

Bir Yerde Bağlı

Tut Ki Varamadım Sana

 

Ayrılıktır Belki Hayat Rüzgarda Yaprak

An Andan Kopar Da Gider

Soluk Soluktan Ayrılır

Ömür Ki Bir Çileler İklimi

Bu Bozulmuş Devranda

Sevdalar Yerden Yere Savrulur

Bir Ay Düşer

Gece Yarı

Ağlayan Dallarıma

Gel Ki Göçmen Kuşlar Gibi

Ay Işığı Sunayım Sana

Sana Yanışıma Ağla

 

Acı Ürür

Yalnızlık Rüzgardır Biraz

Bir Ağaç Dik Yaşadığın Toprağa

Benim Sevdamı Anımsa

Ve Dalları Çiçek Açsın Dal Sürsün

Bizler Öldükten Sonra Da

 

Adnan Durmaz

ISSIZLIKLAR FENERİ

Filed under: Adnan DURMAZ — admin @ 11:56

ISSIZLIKLAR FENERİ      

 

        Belki Kırgın Sulardım

Kendini Taşlara Çarparak Akan

Sonra Durulan

Yorulan

 

Belki Dünyadaki Asli Görevim

Durmaksızın Düşmekti

Yüksek Rakımlı Aşksızlıkların Uçurumundan

 

Belkemiğinden Mızraklanmış

Masal Kahramanlarından

Ve Gülleri Yolunmuş Aşklardan

Yaşanmamış Ne Kadar Düş Varsa Kalan

Heybemde Taşıdım Onları

Bir Kenara Atılmış Zamanlardan

 

Orada Melek Gibiydi Şeytan

Ve Şeytan Gibiydi Melek

Eğme Saçlı Rüzgardı Yar

Yıldızlı Gözleri Vardı

Parmakları Işığın Kamaşmasıydı

Geceydi

Yıldızlar Kaydı

Sağanak Sağanak Küheylanlarla

Hayaletler Gibi Geçtim

Terkedilmiş Destanlardan

 

Süt İçtim Ceylanlarla

Ayın Memelerinden

Bildiğim

Ben Bütün Yarım Öykülerde

Bir Türlü Bulunamayan Yitiğim

 

Yalnızlıktan Zift Kesilmiş Göklerde

Şehvetle Karanlık Gece

Bir Nemli Bakışla

Yarılmış Sabır Taşıyım

Ve Kavlarken Kuduz Çığlıklarla Rüzgar

Ben Orada

En Öksüz Bulutun

Camlara İnen Gözyaşıyım

 

Atılmış Tüm Zamanlardı

Yağmurlu Dizeler Fısıldardın

Ben Seni

Bir Papatyayı Tutarkenki Parmaklarından Sevdim

Bir Yaprağın

Ağır

Ağır

Düşüşü

Gibi

Yaşadığın Yollarda

Ağır Ağır Gidişini Bilirdim

Ayaklarını

Sulara Sallayışını

Ve Suskunluğunun Dürüsünde Saklanan Sırrı

Nasıl Bırakır Gözlerin Dalgalara

 

Ben Seni

Gülmeğe

Ağlamağa

Öpülmeğe

Hazır Dudaklarından Sevdim

 

Kelebeğin Uçmasındakine Benzer Bir Narinlikle

Kendi Hikayesini Arayan Bir Düştün

Bir Şiir Sebili Kalbin

Öyküsü Uçurumlara Yazılmış Yaban Gülü

Hangi Yarım Türküyü Kanatır Akşamlarda

Sahibini Bekleyen

Bir Düş Gibi Yaralı

Bilirim

 

Zağlı Yürek

Çakmak Taşlarından Almış Hıncını

Çakır Çakır Dalgalara Çarpmış Bağrını

 

Ben Mi

Issız Uçurumlarda

Dalgaların Kucağında

Kendi Yalnızlığına Yanan

Unutulmuş Deniz Feneri

 

Adnan Durmaz

 

        AK BİR KANAMA      

        Ak bir kanama oldu bakışın

Yasak duruşun uzak…

Bir hayâl

Nasıl acırsa

onu kurana

Kaldırımlarda bu kaçıncı sağanak…

Sen bana bakma

Alışkınım

Dönerim yine

Devasa ıssızlığıma…

Hüzün diyordum giderken

Onu masada bırak…

Şimdi anlamadım

Bu buluşmada

Hangi an bir ömre bedel

Beyaz bir kanama gibi acıma

Gülüşünün sayfalarından

Yüreğime değen

İncecik bir yel

Alışkınım

Sen bana bakma

Yıkılsın ne yapalım

Onca zaman

Geceye kazdığımız tünel…

Aldanışlar

Ve yanlış yapmalar ustası

Ahmağın biriyim ben

Utanırım yağmurlarda

Şemsiyeyle gezmekten

Ve hep geç kalanım

Olunması gereken yerlere

Zamanlara

Bu başka bir aldanıştı

Diz boyu

Dizeler boyu

Ak bir kanama gibi acıma…

Kaldırımlara düşen

Eski bir testi yüreğim

Paramparça…

Önemi yok

Yine yoldaşım keder

Sırtımı döner giderim

Varsın yarım kalsın şiirler

Başkasın ki

Vardın gerçeğine başkalığımın

 

Bir çoban türküsünün kanı

Nasıl yabansa dağları bilmeyene

Başkasın sen

Kaldırımlara

Barlara

Ve şu ana dair

Sanal ve uzak…

Dilerim

Matlığım silinir

Kahkahalarınla

Gözlerinden

Haritalarında olmayan

Bilinmez bir yerim zaten

Bu yüzden

Hoşça kal demeyeceğim…

 

Adnan Durmaz

AŞK SENİ BAKIŞLARINDAN TANIR

Filed under: Adnan DURMAZ — admin @ 11:54

AŞK SENİ BAKIŞLARINDAN TANIR

Gecedir

Tekinsiz Işıklar Düşer Sulara

Bir Sonbahar Ağacına Benzer Eşkalin

Kırık Bir Karanfil Dudağının Kıyısında

Çalmasın Durup Dururken Koygun Havalar

Bulutlar Gürleyip Çarpmasın Göğsüne Sağanaklarla

Gönlünün Sarplarında Şakiler Hüzün Çatmış

Firari Düşer Gönlün Yamaçlara Vurursun

Yaralı Bir Dağdır Hayat Bir Başına Kaldığın

Nere Gitsen Bellisin Ayrıksı Duruşundan

Yaban Yalnızlığını Öfkeli Eşkıyanın

Hiçbir Şey Silememiş Dalgın Bakışlarından

 

 

Plastik Suratlara-Kokusuz Karanfile Alışamadın

Ürkek Bir Kuş Nere Konsa Gözlerin

Nefesi Bir Adımlık İlişkiler

Kaç Paramparça Etti Güven Mendireğini

Nere Gitsen Dikiş Tutmaz Yüreğin

 

Bu Yalancı Aynasına Gözlerin

Çakal İklimlerine- Yalak Sırıtışlara Alışamadın

Bu Sırtlan Sabahlara Bu Dönek Akşamlara

Alacası İçinde Saklı Sözlere Bukelemun Suratlara

Alışamadın

 

Kederinin Sahillerine Çarpan Dalgalar

Yaralı Bir Yürek Vurur Diye Avuçlarına

O Asılmış Serüvencinin Gözünden Kalan Yıldız

Kaldıramaz Diye O İşkilli Karanlığı

Her Yenilgiden Sonra

Vazgeçmedin Gitti

Geçirimsiz Dostluklarda Umudu Sınamaktan

 

Kolay Değil

Yakılmış Ormanlardan Kalan Bir Ağaç Olmak

Yüreğin Dağlarca Hüzün

Tırnakları Ele Batan Bir Yumruk

Kınsız Ve Canına Saplanan Öfke

Ansızın Kıyılarına Vuran Fırtına

Kolay Değil

 

Yaşamak Yiten Dostların

Boşluğunu Taşıyan Issızları

Kutsal Bir Emanet Olarak

Unutmamaya Olan Deli İnadı

Kalın Yalnızlıkların Dürüsünde Saklamak

Taşımak O Yarayı

Bir Hamayıl Gibi Yar Bergüzarı

Kolay Değil

 

Bu Pislik Sultalarının Yürek Mezatlarında

Sarhoş Sofralarında Devrim Şarkıları

Briç Masalarında Jakoben Üç Sanjato

Yalakanın Ruhu İrin-Döneğin Onuru Lal

Bir Sen Kaldın Koskoca Gökyüzünde

Gidecek Yeri Olmayan Asi Kartal

 

Alışamadın

Çünkü Hiçbir Şeyine Alışamaz Bir Çocuk

Kendi Düşlerine Uymayan Dünyaların

 

Bir Lokmaya İt Olunan Dünyanın Meczubusun

Ne De Evlilikte Düzen Tutturdun

Ne Aşkı Buldun

Yenemedi İnsanlığın

Küçük Burjuva Hayallerini Sevdiğin Kadınların

Ve Her Seferinde

Yüreğinden Tekmelendin

 

 

Çiçekler -Çocuklar Aşkına

Yağmurlu Eylüllerde Kalkan Binlerce Yumruk

Meydanlar Dolusu Biçilmiş Ekin

Bulutlar Rüzgarlar Alışkınındır Senin

Ve Yüzünü Yağmurlara Yaslamayı Bilirsin

Bin Defa Vursunlar Da

Ölmeyeceksin

 

 

İhtiyar Bir Çocuksun Artık

Belki Bin Yaşındasın Belki Ölümden Yaşlı

Gökkuşağına Astığın Parkanı Giy

Üşürsün Havalar Soğuk

Madem Bir Yari Olmadı Bin Yaralı Kalbinin

Nazımın Şiirinden Aldığın

Kırmızı Boyun Atkısını Sar Boğazına

Senin Şarkın

Dudağının Kıyısında Kırık Karanfil

Yalnızlığının Duldasında Uyumayı

Bulutlara Basarak Yürümeyi Öğreneli Çok Oldu

Kanarken Gülümsemeyi Öğreneli Çok

Sulardan Yıldızlar Toplayıp Da Geceleri

Gündüzleri Dağıtmayı Yoksul Çocuklara

Çok Oldu Öğreneli

 

Çağ Bu

Zamana Yüzyıllarla Bakmalı

Sıkışınca Darda Kalmış Sular Gibi Akmalı

Elbette Ezilenlerin Düşü

O Binveren Bir Çiçek Sağanağı

Kıyamet Alametlerindendir Zulmün

 

Sırtını Dayayacak Kimsesi Olmayanlar

En İyi Türkülere Sarınarak Isınır

İyi Bak Bu Kargaşanın Tam Ortasında Aşk

Aşk Ki Seni Bakışlarından Tanır

 

 

Hey Çocuk Kalan

Hep Çocuk Kalacak Olan

Yazar Ki Tarihin Yakılmış Yerlerinde

Zamandan Zamana Gider Bütün Serüvenciler

Yalnızdır Yaşadıkları Kara Çağlarda

Yağmurlara Sarınmayı

Geceyi Giyinmeyi

Umudu Kuşanmayı

Ve Bir Sevda Silahı Kılmayı Hüznü

En İyi Onlar Bilir

 

Adnan Durmaz

 

 

 

AYRILDIKTAN SONRA ANLAYACAKSIN NASIL SEVDİĞİNİ

Filed under: Adnan DURMAZ — admin 25 Aralık 2008 @ 01:57

 AYRILDIKTAN SONRA ANLAYACAKSIN

              NASIL SEVDİĞİNİ

 

Gece demlenirken uykularda

Beton yığınlarının üstünde ay bedirlenirken

Yıldızlar ürperirken sularda

Yalnızlık nemlenirken

Uzanınca yatağına beni düşüneceksin

Gecenin ıssız kaldırımlarında

Acının ayak sesleri duyulacak

Soluğundan bile sakladığın giz

Karanlığın derin koynunda açılacak

Yüzün bir huzur mezrası

Kanayacaksın…

İşte akıp giden yaşamın dallarında

Taze güller gibi solarken her gün

İçindeki kadın saçlarını yolacak

Ağlayarak düşlerini yağmalayan sonbahara

En olmadık zamanlarda beni soracak

- O şimdi kim bilir…

 

Islanmış akşamların kıyısında

Saçak altlarında kederin

Sancılanmış yüzümde gözlerim köz parçası

Bazen postacı geçerken

Bazen telefon zilinde

Ansızın gülüşünün yakasına yapışıp

Soracak içindeki kadın

- O şimdi kim bilir…

 

Kim bilir hangi kentte-hangi yangınlardadır

Belki dalgın gözleri ürperir dalgalarda

Küskündür-yaralıdır-yapayalnız kuytularda

Kıvranır bin yerinden bıçaklanmış uykularda

Sızlar her dakika seni düşünüp

Belki de kollarında bir kadın

Ona şiirler okur-dizeleri kan

Kırık kanatlı coşkular ne zaman kapaklansa

Seni isyanla anardır

- O şimdi kim bilir…

 

 

Kavgalarımız gelecek aklına

Akıl almaz basitlikte küsüşme nedenlerimiz

Kaç kez tuz-buz ettik yüreklerimizi

Sırça saraylar gibi

Fakat tek bir sözcükle kaç kez

Kaç kez bir bakışın taşıdığı öpüşle

Dirilttik yeni baştan…

 

Anlaşılmamış insanların küskünlüğüyle

Yalnızlık kandilleri gibi yanan

Hüzünlü bakışlarım gelecek aklına

Bazen sancılı gülüşlerim

İnsanların acısında susuz balıklar gibi çırpınan…

Ve sağanak sağnağa sevişmelerimiz

Sevgide kanatlanıp uçtuğumuz sonsuzluk

El ele-soluk soluğa

Tüketemediğimiz güzel hasret

Ve ansızın coşkuların kanadına saplanan hançer

Aşkları tomurcukta koparan nefret…

Savaş alanlarına da ilkyaz yeniden gelir

Acıların üstüne de güneş doğacak

Ama zamanın yüzünde aşkların izi kalır

Ayrıldıktan sonra anlayacaksın nasıl sevdiğini

İş işten geçmiş olacak…

 

Adnan DURMAZ

BELKİ DE AŞK…

Filed under: Adnan DURMAZ — admin @ 01:56

BELKİ DE AŞK…

 

Belki de aşk vardır

Benim hiç bilmediğim

Gece vardiyalarında

Karanlığa ışık gibi yayılan

Yorgun bir gülüştür

Çok uzak çöl yolculuklarından

Hırsızlayın bir hilâl

Ki masallara saklanmış

Tanımlanamayan-

Ve en azından kendimi

Uçurumlarında deneyeceğim

Çocukçadır

Ki dünyanın tüm çocukları

Hiç mi hiç düşünmeden

Katılıverirler oyuna

Bu yüzden

Karanlık dalların altında

Bir haziran akşamı

Pür gizem olarak oturan kadın

Ansızın özler çocukluğunu

Hayvancadır

Yâr kokusu eser rüzgâr

Ve bir bakış

Bir cenneti talanlar

Belki de aşk vardır

Şiirle miirle falan avutamadığım

Bir ömrü savurduğum yoluna

Koşup koşup tutamadığım…

 

Adnan DURMAZ

ÇÖL ISSIZDA GÜL KOKUSU

Filed under: Adnan DURMAZ — admin @ 01:55

ÇÖL ISSIZDA GÜL KOKUSU

 

Hadi yüreğinin en dibindeki yaraları göster bana

Bana en derin kıvrımlarını

Belki istediğin yanıtı veremem sorularına

Belki sözcüklerimdeki gizem

Teselli olmaya yetmez acılarına

Ama paylaşmanın tadını yaşarız birlikte

Sevincin parmak uçlarında kalan tozunu

Acıyı paylaşmanın tuz tadını…

Acının bile tadını almak

Yaşamaktır

Bilirsin bunu…

 

Yıldızsız yalnızlıklarınla yaslan

Çöl ıssız yalnızlıklarımın hasırına

Birbirimizin yüzlerini okuyalım

Yürek çizgilerimizi çözelim susarak

Evet acıyım- yaralıyım- kan içindeyim

Sevinçleri- umutları korumak için

Direnmenin bedeli değil mi senin de acın

Sevdayı ve yaşamı

Sürekli keşfetmenin ataklığı değil mi?

Yalnızlığın senin de…

 

Kimi zaman bilinmeyen bir dinin

Görülmemiş dervişinin akıl almaz sabrını

Bir biz taşıdık…

Kimi zaman tüm dinler kovdu bizi

Sorguladık durmaksızın ne varsa

Dünyayı sonsuzda

Zamanı bir anda

Yaşamı ölümlerde

Sevdada kavgayı sorguladık

Kendisiyle bizim kadar hesaplaşan

Başka bir sorgucu olmadı…

 

Kuşkusuz

Yarın başka bir ayrılıktır bu günden

An andan ayrılıktır

Soluk soluktan

Yarın başka bir rüzgâr savurur seni

Beni başka bir rüzgâr

Derler ki: tüm maceralar

Ayrılıklarla başlar

Gel

Ayrılıklardan söz edelim bu akşam

Susalım

Bizim ayrılıklarımızı sözcükler tanımlamaz

Sözcükler anlatamaz özlemlerimizi

Tıpkı bir dua gibi

Suskun geceler gibi susalım

Susarak konuşmayı biz kadar

Başka kim bilebilir…

 

Bakışlarımızda kavgalar- yenilgiler

Yangın yerleri Fırtınalar

Batan gemiler

Yüzümüzde çizgi çizgi

İnsanlık tarihince yazılan onca keder…

 

Zulanda giz edip gizle yüzünü

Acını coşkularla bastırmak isteyince

Açıp açıp oku bakışlarımı

Tıpkı benim yapacağım gibi

 

Kimi zaman işkencede buluştuk

Kimi zaman zindanda- darağacında

Elbet gene buluşuruz

Belki kavga- belki sevda

Ama mutlaka coşkuda

Yaşamın anlamı coşkuda…

 

Adnan DURMAZ

Bir Sonraki Sayfaya Geciniz >>>