Şiirnesli.Net – Şiirin doğru adresi

ÖLÜM DİRİM GÜNLERİ

Filed under: BARIŞ PİRHASAN — admin 20 Kasım 2008 @ 01:39

ÖLÜM DİRİM GÜNLERİ

Sözcükler yine

Işıltılı, şişman, ince, gülünç, acıklı

Kimi eski dost

Kimi kadın

Kimi yabancı.

Bunu ben yazmışım

Bunu da

İnanılır şey değil bunu da ben yazmışım.

Kantinde çay içerken konuşuyorum

Gilindre’de dam üstünde sesim dolaşıyor

Söylev yerindeki:

O da benim

Peki hangisi gerçek

Gür ve binlerce

Binlerce akarsuya ulanacak olan.

İten güç hani?

Bu sözcükler gördüğüm taş yığınlarından

Okuduklarımdan, insan yüzlerinden

Boş ve anlamsız imgeler mi?

Çok az gördüm satırlarımın

Birini etkileyip sarstığını

Gördüklerimin de çoğu esrimiş

Boşalacak yer arıyorlardı.

Türkülerim, doğrusu en çok beni değiştirdi

Beni koşturdu peşlerinden

Elimden tutup bir yukarı çıkardı.

Arıyorum titreşimin kaynaklarını

“Güzel” demeden

“Kavga” demeden önce

Hangi demirin hangi candamarı kestiğini

Sesler değişik

Anlam bağıl ve değişkenmiş

Olsun

Pıt pıt atan yüreğine inmek bir sürecin

Bütün bu çabalara değmez mi?

Ölüm-dirim günleri yaklaşıyor

Gövdemde gerginlik

En küçük halk birimlerinde kıpırdanmalar

Yönetenlerin beceriksizliği…

Türkülerim

Ağır çamurlu çizmeler geçecek üzerlerinizden

Yarın, pasaklı mürekkep lekeleri diyecekleri size.

Bunlar beni elden ayaktan düşürmüyor.

Duyuyorum dağlardan, köşebaşlarından, koğuşlardan

Duyuyorum odalardan, ciplerden, ırmaktan

Duyuyorum dışımda insan yüreklerinden, dudaklarından

Zorlu ve engin bir çığlık yürüyor dudaklarıma.

BARIŞ PİRHASAN

 

AŞKIN

Filed under: BARIŞ PİRHASAN — admin @ 01:38

AŞKIN

Yaşayamadığım bir şeysin sen, elinden tutup sokağa

çıkamadığım

Kış günü bir avuç kar süremediğim yüzüne

Otlar ve çiy damlalarıyla sevişemediğim

Kımıldatmayan bir bakış, bir söz

Tam söylenecekken açıp kapıyı

Karanlık ağzımı ışıklandıran, yakan fotoğrafları

Gümüş laledan masamda, birden leylak..

Dirhemleyen sevincimi ışıktan tartacında

Can alıp veren, su verip gönül yağmalayan

Kurnaz bakkal, hırkama göz diken

Yaşayamadığım bir şeysin sen, kokular dağıtıp

Kendine yeni adlar yakıştıran

Beynimde cıva damlacığı, şehvetin sinir telleriyle

Dokuyan kazaklarımı, göz çukurlarımı aşkın

Tılsımlı gövdesiyle ovan

Yastıkta bir yumak saç

Boynu kıvrılıp ölmüş güvercin, dokunamadığım

Şeylersin sen, bitiremediğim…

BARIŞ PİRHASAN

TEŞEKKÜR SANA

Filed under: BARIŞ PİRHASAN — admin @ 01:38

TEŞEKKÜR SANA

Bırakalım bugün güçlü gergin sözleri

Yoruldu beynim, tenim, gözlerim

Aşka sözcük aramaktan yoruldu

Yordu beni içimin düşmanı

Çitim aşıldı az önce, kapım kırıldı

Bozuldu evim

Bırakalım yiğitlik türkülerini

Tek mektupların değsin elime

Tek senin soluğun

Sarsın beni sustursun

Şu uğursuz bando sesini

Adın tılsımdı

Elimden tutan biricik

Yinelendikçe en güzel günlerim

Gelir yanıma, halam kızları

Manda sütü, iplik olta, dereboyu

Çalsın darbuka, göbekler, gülücükler

Açılırdı bütün kilitler adınla

Yalnız sana yazmakla dayandım

Dağların, toprağın uğultusuna

Buzlu karanlık, tanınmaz bakışlar

İçimde yer kaymaları

Seninle uyandım gün ortası, koşarken

Sanaydı gülümsediğim

Sesini duydum, adımı kıpırdadı

Dudakların, bitti sürgün günlerim

Övgü sözleri kalsın

Yol bittikçe yenik

Yolcuyum ben

Sana dönmüştü yüzüm

Sayım sayıldı, günüm doldu

Bir bilet, sallanır durur

Elimin ucunda

Teşekkür sana, ömrümün bir yanını

Okşadın, canımı yaktın

Yolcu ettin

BARIŞ PİRHASAN